Tarih: 16.02.2026 09:04

Borcu olan icralık malını satabilir mi? İşte detaylar

Facebook Twitter Linked-in


 

 

Borcu olan icralık malını satabilir mi?

İcra İflas Kanunu'nda yapılan değişiklikle borçlunun malını ihalede "yarı fiyatına" kaybetme devri kapandı. Borçlular artık icra dairesinden yetki alarak, hacizli mallarını kendi buldukları alıcıya gerçek değerinden satabiliyor.

Rızai Satış Nedir ve Nasıl Yapılır?

Evet, borcu olan kişi hacizli malını icra dairesinin gözetiminde kendisi satabilir. İcra ve İflas Kanunu'nda (İİK m.111/a) yapılan düzenleme ile borçluya "rızai satış" yetkisi tanındı. Eskiden borçlular mallarının icra ihalelerinde değerinin çok altına, genellikle %50 bedelle satılmasını izlemek zorundaydı. Yeni sistemde borçlu, malın kıymet takdiri yapıldıktan sonra icra müdürlüğüne başvurarak "Ben bu malı kendim satmak istiyorum" diyebiliyor.

Bu yetki, malın icra memurları tarafından "yok pahasına" satılmasını engelliyor. Borçlu, piyasa şartlarında müşteri bularak hem borcunu daha rahat kapatıyor hem de malın gerçek değeri üzerinden işlem yapma şansı yakalıyor. [İcra dosyası sorgulama] ekranında haciz görünse bile, yetki belgesi alındığı takdirde satış süreci borçlunun kontrolüne geçiyor. Böylece mülkiyet kaybı yaşanırken oluşan maddi zarar minimize ediliyor.

Satış İçin Gerekli "Bedel" Şartı

Borçlunun malı dilediği fiyata satma özgürlüğü sınırsız değil. Kanun koyucu, alacaklının hakkını korumak için satış bedeline alt sınır getirdi. Borçlunun bulduğu alıcı ile anlaştığı fiyat, malın belirlenen muhammen bedelinin (tahmini değerinin) en az %90'ını karşılamak zorunda. Ayrıca satış bedeli, o mal üzerindeki imtiyazlı alacaklar (varsa rehin, ipotek) ve satış masraflarının toplamından fazla olmalı.

Örneğin; bilirkişi tarafından 1 milyon TL değer biçilen bir ev için borçlu en az 900 bin TL'lik bir alıcı bulmak zorunda. Eğer teklif bu rakamın altında kalırsa icra müdürü satışı onaylamıyor. Bu kural sayesinde satışın [icra ihaleleri] sürecine düşmeden, piyasa rayiçlerine yakın bir rakamla sonuçlanması garanti altına alınıyor.

Süreç Nasıl İşliyor? (Adım Adım)

Süreci başlatmak tamamen borçlunun inisiyatifinde ve sıkı sürelere tabi. Adımlar şu şekilde ilerliyor:

Kıymet Takdiri: İcra dairesi malın değerini belirleyip borçluya tebliğ eder.

Başvuru: Borçlu, tebliğden itibaren 7 gün içinde icra dairesine başvurarak satış yetkisi ister.

Yetki Belgesi: İcra müdürü borçluya 15 gün ek süre verir ve bir "satış yetki belgesi" düzenler.

Anlaşma: Borçlu bu 15 gün içinde alıcıyı bulur ve anlaştığı bedeli [icra dairesi banka hesabı] üzerine yatırtır.

Borçlunun 15 günlük süreyi iyi değerlendirmesi kritik. Süre uzatılmıyor ve alıcı bulunamazsa dosya normal cebri icra (ihale) sürecine dönüyor. Bu sistem, zamanı verimli kullanan borçlulara "mallarını kurtarma" değil ama "borcu en az hasarla kapatma" fırsatı sunuyor.

Alıcılar İçin Güvenli mi?

Hacizli bir malı doğrudan borçludan almak, alıcılar için ilk bakışta riskli görünebilir. Ancak rızai satış sisteminde para doğrudan borçlunun cebine girmiyor. Alıcı, anlaşılan bedeli borçlunun şahsi hesabına değil, dosyaya bakan icra dairesinin resmi hesabına yatırıyor.

Satışın resmiyet kazanması ve tapu/tescil devri, icra müdürünün onayıyla gerçekleşiyor. İcra müdürü parayı blokede tutuyor, devir işlemi tamamlanınca parayı alacaklıya aktarıyor, üzerindeki hacizleri kaldırıyor ve malı temiz şekilde alıcıya teslim ediyor. Dolayısıyla alıcılar [hacizli araç alımı] veya ev alımı yaparken devlet güvencesinde işlem yapmış oluyor.

Mevzuat değişiklikleri ve Yargıtay'ın yeni içtihatları hukuk servisimizce takip edilmektedir. Uygulamadaki yeni gelişmeler doğrultusunda haberimiz güncellenecektir.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —